pepee

eve gelen çocuklu misafirlerin yerinde duramayan çocuklarına verilecek en güzel ödüldür, ev sahibinin en büyük kurtarıcısıdır. iyi ki vardır.

hayat

insanı iniş-çıkışlarıyla yorar durur hayat. tırmanış-düşüşlerle geçer ömür, düz yolda yürüdüğünü sandığın anlar çok kısa sürer. önünde bir tepe vardır, tüm gücünle çabalar, aşarsın ama bir anda yere yuvarlanmış buluverirsin kendini. sonra tepeler büyür büyür, kocaman dağ oluverirler. zirveye çıktıkça düşersin. o yüzden en güzeli daha yolun başlarındayken, hiçbir zorluğu yaşamadan tadını çıkardığın saf , hayal dolu anlardır. onu ne kadar güzel yaşarsan, gelecekteki adımların da o denli sağlam olur.

pepsi

bi ürün (ki ne kendisini, ne de rakibini pek sevmem) bu kadar mı kötü bir reklama sahip olur yahu? ne zaman pepsi reklamı çıksa tüylerim diken diken uzaktan kumandayı arıyorum. yok o dedenin halleri olsun, yok azra'nın bozuk türkçesiyle konuştuğu anlar ve yaptığı esprimsi, yok şelaleden pepsi şişelerinin düşmesi. hele "dede, dede, şelaleden pepsi akıyor" diyen iki velet var, insanı çocuklardan soğuturlar yemin ederim. bu senaristler, yönetmen, oyuncular, hiç mi itiraz etmezler bu reklama? kalitesizlikte ülker golfettin ve nazo ile yarışırlar. ürünü zaten sevmezdim, şimdi iyice soğudum.

yazgicilik

"pozitif düşün, pozitif şeyler olsun" inancına karşılık "herkes hayatında pozitif şeyler olmasını diler, o zaman yaşadığımız bu üzüntüler niye? yemişim pozitif düşüncesini, her şey olacağına varır" diye cevap veren insanın hayata karşı takındığı tutumdur.

yanlis okunan yazilar

az önce heyo captain jack isimli face videosunu hayko cepkin okuyarak çığır açtım sanırım. evet.

erkeklerle daha iyi anlasan kiz

"beklentiler"den bıkmış kız modelidir. geçmişinde mutlaka en yakın kız arkadaşlarından bi kazık yemiştir. genellikle hemcinslerinin çevirdiği entrika ve dedikodulardan haz etmeyip, daha esprili, daha doğal olan karşı cinsi yakın arkadaşı olarak kabul etmiştir. yeri gelir onlarla maça gider, yeri gelir dertlerini dinler, yeri gelir dibine kadar eğlenir. önemli olan "insanlık" değerlerini kaybetmemektir. herkes de kabul edemez bu durumu sanki normal değilmiş gibi.

doktorlar

<bkz: temcit pilavı>

yuzmek

yazın kıymeti bilinmeyen, kışın en çok özlenendir. rüyalara girmeye başlamadan önce tadını çıkarmak lazımdır.

babayla mac izlemeye stada gitmek

baba-kız zıplayarak, küfrederek tezahürat etmeye vesile olur. inanılmaz bir paylaşımdır. tadından yenmez.

doktorlar

show tv'de sabah-akşam, gece-gündüz yayınlanan dizi. günde en az 12 saat bunu yayınlıyorlar herhalde, ne zaman kanalı açsam karşımda. kalanı da haber, spor, reklamla doldururlarsa oldu bu iş.

sozluk yazarlarinin su an dinledigi sarkilar

muse - starlight

mutlaka izlenmesi gereken filmler

<bkz: 25th hour>

ayrilinan sevgilinin goze cirkin gelmesi

aşık olduğunda ya da olduğunu sandığında gözüne inmiş olan perdenin belli bir süre sonra kaybolması olayıdır. başa gelecek en hayırlı olaylardan biridir.

14 subat in meydan sozluk yazarlari icin ifadesi

okullar açıldığı için biten on beş günlük mükemmel tatilin sonu, sıradan bir pazartesi günü olması sebebiyle pazartesi sendromu, maaş dağıtma gününün 1 gün öncesi, mevlid kandili ve de sevgilisi olmayan arkadaşlarla buluşup eğlenme günü.

cani sikilan insanlara tavsiyeler

annemin her zaman verdiği tavsiyeler:

"azıcık iş yap, geçer"

ya da

"sıkı can iyidir, kolay çıkıvermez".

birinci örneğe hadi bi derece katlanıyorum da ikincisi atalarımızdan hangi yaratıcı bünyeye aitse yayında ve yapımda emeği geçenlerin sülalelerini bol bol anıyorum.

misafirlerle kurulan nasilsiniz zinciri

bayram ziyareti, kız isteme gibi mevzularda herkesin birbirine yapmacık bir şekilde hal hatır sorma olayıdır. ancak ne zaman bu olay başlasa ciddi ortamlara ayak uyduramayan bünyemi bir gülme krizi alır. hatta bir kaç ay önce çok yakın bir arkadaşımın düğününde gelin çıkarma olayı öncesinde gelen erkek tarafı ve kız tarafı bu muhabbete daldığında gülme krizine girip ortamın densizi olmamak için dudaklarımı ısırmışlığım vardır. şimdi düşünüyorum da o gergin ortamda sırf bu nedenle gülsem nice olurdu. yapmayın kardeşim bana bunu.

bekar evine yakisan seyler

1980'lerden kalma buzdolabının içindeki bilimum şarap, votka ve bira şişeleri. (ancak bu buzdolabındaki gıda maddeleri yenilebilirlik özelliklerini genelde yitirmişlerdir.)

bebek yagi

tiki bir arkadaşım bronzlaşmak için bebeyağı kullanırken erkek arkadaşı da ne olduğunu bilmeden , hatta güneş kremi sanarak bunu kullanmıştı. sonuç: ikisi de istakoza dönünce yaz boyunca tüm esprilerimizin konusu bebeyağı olmuştur. aklınızda bulunsun, önce güneş kremiyle korunarak güneşlenin, bronzlaşmak için ileriki aşamalarda bunu kullanabilirsiniz.

defterin sag tarafina gecince yasanan mutluluk

defterin yarısını kullandıktan sonra defterin sol tarafına geçince yaşanan mutluluğa eşittir.

oyle bir gecer zaman ki

dizideki
ali: nasıl olmuşum?
abisi: tam damat olmuşsun.
ali: yok bi de yarım olacaktım. yarım damat mı olur abi?

şeklindeki replikler beni benden almıştır. nasıl yaratıcı bir zekanın ürünüdür bu cümlerler, akıllara ziyan.